Bizlerden Sizlere

Turkishe’nin sesini blogta keşfet!

Her yazıda kendinden bir parça bulacak, yeni bakış açılarıyla ilham alacaksın.

Gökyüzüne Uzanan Kadınlar

eşitlik&kadın lider i̇lham&rol model Dec 26, 2025

Biri teleskobuyla gök bilimin temelini attı, diğeri ise o temelden uzaya köprü koydu. 

Geceleri çekirgelerin seslerini duyduğumuz, hafif rüzgârların estiği o sade ve büyülü günleri hatırlayalım. Yapay ışıkların olmadığı, başımızı yukarı kaldırdığımızda karşımızda bütün görkemiyle duran koca evren…

Renk renk, farklı parlaklıklarda titreşen o yıldızlar, sadece gökyüzünün bir parçası değildi; hayallerimizin de ta kendisiydi.

Çocukluğumuzun çizgi filmlerinden Laura’nın Yıldızı belki hâlâ bir yerlerde aklımızdadır. Laura hayallerini o güzel yıldıza anlatırdı. Şimdi sizinle hayallerini uzaya taşımış Türk kadınlarımızı yakından tanıyalım. 

Hayallerinin peşinden giden kadınlar, cesaretleriyle uzayın derinliklerine uzandılar. 

Hatice Nüzhet Gökdoğan ve Dilhan Ezer Eryurt bu alanda gökyüzüne ulaşan yıldızlarımızdır. Biri Cumhuriyet’in ilk yıllarında gökbilimin akademik temellerini atarak “burada da kadınlar var” dedi; diğeri ise uzay araştırmalarının kalbine, NASA’ya uzanan yolu açtı.

Onlar yalnızca gökyüzünü incelemediler, aynı zamanda kadınların; bilime, eğitime ve hayallere erişebileceği bir geleceğin kapılarını araladılar.

Hatice Nüzhet Gökdoğan, 1910 yılında İstanbul’da doğdu. Erken yaşlarda Fransa’ya gitti ve orada eğitimlerini tamamladı. Lyon’da matematik lisansını tamamlayıp Paris’te fizik ve astronomi alanında çalışmalar yaptı. 1934 yılında Türkiye’ye döndüğünde İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi Kürsüsü ’ne ilk Türk kadın doçent olarak atandı. Dekan, senatör ve bölüm başkanı gibi roller üstlendi. 

Güneş gözlemleri, yıldız iç yapıları ve spektrum çalışmaları alanında dersler verdi; laboratuvar ve gözlem altyapısını geliştirdi ve bir akademinin kapılarını kadınlara açtı. Onun hikayesi, “gökbilim alanında da kadınlar var” demekle kalmadı bunu fiili olarak gösterdi. 

Gökdoğan, teleskop başında yıldızların hareketini incelerken aynı zamanda Türk kadınlarının ufkunu genişletiyordu. Yaptığı her bir çalışmada “Bilim erkek işi değil, merak edip araştırmanın cinsiyeti yoktur.” diyordu adeta. 

Dilhan Ezer Eryurt ise 1926 yılında İzmir’de doğdu. Matematiğe duyduğu ilgi ile beraber astronomiye karşı ilgisi arttı. Akademik kariyeri Türkiye’de başladı fakat uluslararası düzeyde devam etti. 19661’den 1973 yılına kadar NASA’da görev aldı. NASA’da çalışan ilk Türk kadın bilim insanı olarak yer aldı. 

Güneş ve yıldızların evrimsel süreçlerine dair çalışmaları önemli bilimsel çalışmalar arasında yer aldı. Güneş'in evrimsel süreci üzerine yaptığı kuramsal çalışmalar, nötrino akıları üzerine modelleri ve Apollo programına katkıları o kadar önemliydi ki NASA tarafından “Apollo Başarı Ödülü” ile onurlandırıldı. 

Türkiye’ye döndüğünde ise Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) bünyesinde astrofizik anabilim dalını kurup kendi bilimsel deneyimlerini genç kuşaklara devretti.

Bu iki büyük bilim kadınının hikâyelerini özel kılan şey sadece öncü olmaları değil, zamanlarının tüm engellerine rağmen hedeflerinin arkasında kararlılıkla durmalarıydı.  

Bu iki Türk kadını kendi zamanlarında kadınlar için “buraya gelmesi zor” diyebileceğimiz alanlara kararlılıkları sayesinde gelebilmiş ve bizlere miras bırakmıştır. 

Hatice Nüzhet, Cumhuriyet’in ilk kuşak kadınlarına “eğitim bir haktır” diyerek yol gösterdi.

Dilhan Ezer ise bir sonraki kuşağa bilim evrenseldir, bir Türk kadını da evreni çözümleyebilir” diyerek devam etti. 

Onlar birbirlerini tanımasalar da aynı gökyüzüne bakan iki kadındı. Biri teleskobuyla gök bilimin temelini attı, diğeri ise o temelden uzaya köprü koydu. 

Bugün gökyüzüne bakıp uzayı izleyen her genç kadın, belki farkında olmadan onların açtığı yoldan ilerliyor. Belki teleskobun başında, belki laboratuvarda, belki bilgisayar başında kendi evrenini arıyor. Bu iki değerli Türk Kadını bize cesaret ve azmin, bilimin en parlak yıldızı olduğunu gösteriyor. 

Gökyüzü hala bizler için aynı. Yıldızlar her gün daha da güzel parlamakta. Ve biz kadınlar yıldızlara sadece bakmıyoruz, onlara ulaşıyoruz. 

Laura’nın güven ve cesaret veren yıldızı gibi, bizim de yıldızlarımız her gece orada: Bizi bekliyor, bize ilham veriyor, yolumuzu aydınlatıyor. Yeter ki hayal kurmaktan, yıldızlara uzanmaktan vazgeçmeyelim. Yıldızımız hep birlikte parlasın!

Özlem YILMAZ

Turkishe Bülteni

İlham ve Fırsatlar E-Postana Gelsin

Etkinlik duyuruları, ilham veren hikâyeler ve kız kardeşlik ağımızdan en güncel haberleri ilk sen öğren. 

Bilgilerin güvende, sadece ilham verici içerikler göndereceğiz.