Betül Mardin: Azmin İzinde Bir Yaşam
Dec 18, 2025
Hayat, sen sahip çıkmadığında başkalarının planına dönüşür.
Başarılarıyla halkla ilişkiler sektörüne yön veren ve Türkiye'de bu disiplinin temellerini atan duayen isim Betül Mardin; vizyoner kimliğinin yanı sıra yaşam enerjisiyle de tanınır. Hayata karşı dik duruşu ve samimiyetiyle ilham veren Mardin, iletişim dünyasının en güçlü figürlerinden biri olarak eşsiz bir eşin kaynağı.
O; zorluklara karşı duruşuyla, her daim parlayan enerjisiyle ve sıcacık kahkahasıyla ilham veren bir rol model. Hayatı, planlı bir kariyerin değil, içindeki yaşam ateşinin peşinden koşmanın ne demek olduğunu gösteriyor.
Gelin hep beraber kariyeri ve kişiliğiyle bir efsane olan, daima azmetmenin ve kendin olmanın önemini vurgulayan Betül Mardin’in hikayesine yakından bakalım.
Kökleri Osmanlı'ya uzanan, müzik dehası Arif Mardin'in ablası olan Betül Mardin, gençlik yıllarında üniversiteye gitmesi engellenen bir dönemin kadınıydı. Ancak onun içindeki öğrenme ve çalışma arzusu bastırılamazdı çünkü onun için öğrenmek bir tercih değil, bir ihtiyaçtı. Bu ihtiyaç, ilk evliliğini yaparken üniversiteye gitmeyi şart koşacak kadar güçlüydü.
Gazetecilikle başlayan macera, tiyatrocu Haldun Dormen ile evliliği sonrası sanat ve iletişim dünyasına daha da yaklaştı. Ancak asıl dönüm noktası, 40 yaşındayken geldi. TRT'den ayrılarak, o yıllarda kimsenin bilmediği bir alanda, Türkiye'nin ilk PR şirketini (Beşeri Münasebetler) kurdu.
Bu, sadece bir iş kurma hikayesi değil, toplumsal normlara karşı "Ben buradayım ve kendi yolumu çizeceğim" demenin cesur bir manifestosuydu.
Güvenin Mimarı: İletişim Felsefesi
Kurduğu geniş ve güçlü iletişim ağı ile birçok alanda başarılara sahip. Ancak onun başarısının ardındaki asıl sır, teknik bilgi ya da büyük bütçeler değil, insana olan inanç ve samimi ilişki kurma yeteneğiydi.
"Halkla ilişkiler, imaj yapmak değildir; olduğun gibi görünmektir. Eğer dürüst değilsen, en iyi PR bile seni kurtaramaz" derdi.
Betül Mardin, danışmanlık yaptığı kurumların maske takmasına değil, özgün kimliklerini dürüstçe ortaya koymasına odaklandı. Onun için bir kriz anında yapılması gereken tek şey, masadan kaçmak yerine, elini taşın altına koymak ve samimiyetle çözüme odaklanmaktı.
Bu dürüstlük ve çözüm odaklı yaklaşım, onu Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği'nin (IPRA) başkanlık koltuğuna taşıyarak, kariyerini uluslararası boyuta taşıyan en önemli unsur oldu.
Betül Mardin, kariyerinin zirvesindeyken annelik rolünü asla ikinci plana atmadı. Oğlu Ömer Dormen'in de belirttiği gibi, o hem bir iş kadını hem de bir anneydi. Çalışan kadın olmanın getirdiği suçluluk duygusuna kapılmak yerine, çocuklarına azimle, neşeyle ve tutkuyla çalışmanın en büyük hayat dersi olduğunu gösterdi.
Betül Hanım'ın yaşam enerjisi, adeta tükenmek yerine çoğalan bir kaynaktı; bu enerji hem ailesini hem de çevresindeki herkesi aydınlattı.
Bize Kalan Miras: "Hayatına Sahip Çık!"
Betül Mardin, uzun ve dolu dolu geçen hayatının sırrını daima şu sözlerle özetledi: "Çalışmak, çalışmak, çalışmak ve hayata karşı daima meraklı olmak.’’
O, gençlere ve özellikle genç kadınlara daima şunu öğütledi:
“Kendi istediğin hayatı yaratmak ve yaşamak üzere harekete geçmezsen, başkaları seni ve hayatını yönetir. Hayatına sahip çıkacaksın.”
Betül Mardin; azmi ve insan sevgisiyle, sadece Türkiye’de halkla ilişkilerin temelini atmadı; aynı zamanda bize, yaşamın kendisinin en büyük iletişim sanatı olduğunu gösterdi.
Meryem DAĞ